Temmuz 6, 2009
Değerli Dostlar,
Anadolu Aleviliği şeklini alırken, Pirlerimiz, Dedelerimiz o zamanki önderlerimiz bu inancın gereklerini en doğru şekilde Kuranı kerimi’de dikkate alarak gerçekleştirmişlerdir. Dolayısı ile bugünlerde inancımızın içine sokulmak istenen suni şekillerinden kornmak ve inancımızın içine sokmamak gerekmektedir.
Aksi takdirde birkaç seneye kadar Alevilik diye bir inanç şekli kalmayacak yerini Alevi İslam Türk Sentezi alacaktır. Anadolu Aleviliği diye bir kavramımız varken Alevi-islam kavramının bile üzerimizde kullanılması hem düşündürücü hem de asimile boyutunun diğer bir yanıdır.
Alevi inancında kıbleye dönerek ibadet etmek yoktur, cemlerimizde cemal cemale ibadet ettiğimizi söyleriz. Bunu söylediğimiz zamanda garip bir tavırla karşılaşırız.
Olur mu? Öyle şey diye,
Suni inancında kıble vazgeçilmez bir ibadet unsurudur. Bu nedenle ibadetlerde kıble meselesi önemli bir yer tutar ve kendilerini sorgulamak yerine hep Alevileri sorgulamışlardır.
Suni inancı n da ibadet esnasında Hacerülesvet’e yani Kıbleye dönmeyi Müslümanlığın esas şartlarından biri sayarlar. Müslümanlığın Hacerülesvet’e yönelik ibadet etmeleri bir eski adettir. ibadet esnasında en Önemli nokta, bir insanın kendi kalbi veya iç varlığıdır. İbadet esnansın da kıbleye dönerek ibadet etmek Allah’ı Bir yerde aramak doğru değildir. Anadolu Aleviliği Kıbleye bu açıdan bakar.
Kıble hakkında Kur’anın emri şöyledir:
Suretil Bakara 115. ayet:
“Ve lillahil meşriku velmağribu fe eynema tüvellü fesemme veçhullahi innallahe vasi’un’aliymün “
Türkçesi: Güneşin doğup battığı yerlerin cümlesi Tanrı-teala mülküdür. Hangi tarafa yüz döndürürseniz Allahü¬teaIa ibadet tarafı orasıdır.
Zümer Suresı’nın 17. 18. ayetinde buyurur:
“Velleziynectenebü tagute en ya’büdüha ve enabü ilellahi lehümülbüsra febeşşir ibadi. Elleziyne yestemi ünelkavle feyettebiune ahsenehu ülaikelleziyne heda hümmüllahü ve ulaikehüm ülülelbaba”i.
Türkçesi: Ya Muhammed onlar ki, her put¬lardan sakınıp kaçtılar. Şunlar Allah-u teala’nın ibadet ve niyazına döndüler. Onlar için ölüm vakitlerinde ve geri dirildiklerinde melekler diliyle onlara cennet müjdesi vardır. Ya Muhammed, sözü işitilip onun güzelliğine uyan kullarına müjde eyle. Menzili maksuda erdiler onlar. Aklı kamil sahipleridir.
Allah’a yalvarmak için her taraf kıbledir. ibadet esnasında Hacaerülesvet gibi belli bir noktayı ve bir şehir daimi olarak Kıble kabul etmek o nokta veya şehri putlaştırmak gibi bir şey olur. Allahı bir yerde aramak olurki “o bize şah damarımızdan yakındır”
Maide Suresi’nin 57. ayetinde buyurur:
“Vemenyetevellellahe ve resulehu vellezine amenü feinne hizbelleahi hümülgalibüne.”
Türkçesi: Kim ki Allahü-teala’yi ve Resülü’nü ve müminleri evliya kabul eyler, yani cümlesinin yüzünü evliya bilir, onlar Allahü-tealanı’nin gerçek İslam askeridir.
İşte onlar, Allah’in yüzünü ve Resul’ünün yüzünü ve evliyaların yüzünü, yani müminin ve müminatın yüzünü Hakk’ın gözü ile görmüş olan ehli tevelladır.
Onlar “Nürihak vechi adem est” söylemiş başka bir guruhtur “Innellahe cemilu yuhibbil cemal‘ hadisi kutsisinden ders almışlardır. Dost yüzünde yüz çeşit mana okumuşlardır.
Alevi inancı her gün içine yeni bir olgu katılarak şekilciliğini tamamlayacak bir inanç biçimi değildir. Tamamiyle oluşumunu bitirmiş ve yüzyıllardır inancını asimile etmemiş değiştirmeden bugünlere gelmiş inanç biçimidir. Bu günlerde cemlerde postu olduğu yerden kıbleye çevirmek isteyen dedelere ve sürekli bizi sorgulayan suni dostlarımıza bir açıklamadır.
Saygılarıma
Serkan DOĞAN
Kaynak: Kuran’da Hikmet Tarihte hakikat ve Kuran’da Hikmet İncil’de Hakikat – Halil Öztoprak il baskı tarihi 1951-1952

Yorum YOK Alevilikte Kıble yazisinda gosteriliyor.
Henüz yorum yapılmamış.
Yorum Kisimi
Uye iseniz giris yapabilirsiniz.