Temmuz 9, 2009
Yorumlar kapalı
Hazır olma; kesin haber; insanın kat’i olarak bildiği bir şeyi, Yüce Allah’ın huzurunda olduğu kanaatiyle dosdoğru haber vermesi, şahitlik etme, tanıklık; açık belirti; şehîd olma, şehîdlik; yemin, bildiği şeyleri itiraf etme.
Şehâdet, arapça bir kelime olup “Şe-hi-de” fiilinden türeyen bir mastardır. Aynı zamanda, müstakil bir isim olarak da kullanılır. “Şühûd” ile eş anlamlıdır. Zıddı, “gayb”dır. Bilinen, görünen âleme şehâdet alemi dendiği gibi, görünmeyen âleme de gayb âlemi denir.
Şehâdet’in ismi faili, “şâhid” dir. O da, bir yerde bulunan, bir şeyi gören ve gördükleri ile bildikleri konusunda bilgi veren kimse, tanık, bir akdin yapılması sırasında taraflardan birinin yanında hazır bulunan, doğrulayan, ispat eden, Allah’ın birliğine şehâdet eden demektir. Şehâdet’in çoğulu, şehâdât’dır (Rağıb el-İsfâhânî, el-Müferedât, Mısır 1961, 267 vd. “şehide” mad.).
Şehâdet kelimesi, “Eşhedu en la ilâhe illâllah ve eşhedu enne Muhammeden abduhu ve resuluhu” olarak bilinen Tevhid cümlesidir. “Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Hz. Muhammed (s.a.s)’in onun kulu ve resulü olduğunu şehâdet ederim” demektir.
Bu cümle, bir nevi İslâm dinine giriş sayılır. Bu cümleyi inanarak söyleyen kişi, imân sahibi olarak kabul edilir. Şehâdet kelimesi, imân esaslarının özeti durumundadır.
Şehâdet kelimesinde, Allah ve Rasûlü hakkındaki imân ve inanç duyguları itiraf edildiği, dile getirildiği için, ona şehâdet kelimesi denmiştir.
Şehâdet parmağı ise, şehâdet getirilirken, kaldırılan baş parmaktan sonraki işâret parmağıdır.
Temmuz 9, 2009
İslam’ı anlamak ve yaşamak Hz. Peygamber’i ve O’nun hayat pratiğini bilmeyi gerekli kıldığı gibi, O’nu anlamak ve tanımak da, ancak İslamın temel inanç esaslarını doğru kavrayabilmekle mümkün olur. Bu amaçla Sonpeygamber.info’da “İslam” başlığı altında İslam’ın temel inanç esaslarını, Din nedir?, İnsan dine neden ihtiyaç duyar?, İslam’ı diğer dinlerden ayıran özellikler nelerdir? gibi soruların eşliğinde dikkatlerinize sunuyoruz. Bu bölüm İlahiyatçı Fatma Bayram tarafından hazırlanmıştır.
Tanımı
Sözlükte barış ve barış içinde olmak; teslimiyet, boyun eğme ve ihlâs; selam vermek anlamlarına gelen İslam her durumda selam ve selamet kökünden gelmektedir.
Kur’an-ı Kerim’de özel anlamda din kelimesiyle İslam kastedilmiş (Al-i İmran 3/99), İslam’la din adeta eş anlamlı iki kelime olarak kullanılmış ve bütün peygamberlerin getirdiği dinin İslam olduğu ifade edilmiştir (Al-i İmran 3/85; Nisa 4/125; Maide 5/3; Şura 42/13).
“Allah katında din şüphesiz İslam’dır”(Al-i İmran 3/19; Bakara 2/193). “Kim İslam’dan başka bir dine yönelirse, onun dini kabul edilmeyecektir, o ahirette de kaybedenlerdendir.” (Al-i İmran 3/185) ayetleri aslı itibariyle hak din olduğu halde zamanla tahrif edilmiş dinlerin artık geçerliliğinin kalmadığını vurgulamaktadır.
Kur’an dilinde İslam Allah’a bağlılık ve boyun eğmeyi ifade eder. Allahtan başkasına ve hak dışında şeylere bağlılık O’na isyan manasına gelir. Allah’a, Allah’tan gelene ve hakka bağlılıktan doğan bu vicdan diğer bir deyişle hakperestlik olarak özetlenebilir. Böyle bir vicdan hakikate, kendi açısından ve kendini merkeze alarak değil, Allah katındaki değerine göre kıymet verir. Böylesine bir hak sevgisinin yerleştiği gönüllerde ise taassuptan eser kalmaz.
