Haziran 5, 2009

Yorumsuz

İmam Aliyy'ün Naki

Hz.İmâm Aliyy’ün Nakî, Hicret’in 214. yılında Recep ayının 2. gününde, Medine’ye üç mil mesafede bulunan ve Hz.İmâm Mûsâ-i Kâzım tarafından kurulmuş olan Suryâ köyünde dünyaya gelmişlerdir.

Hz.İmâm Aliyy’ün Nakî’nin babaları, Hz.İmâm Muhammed’ül Takiyy’ül Cevâd, anneleri Seyyide Ümm’ül-Fazl diye anılan Semânet’ül-Magrıbiyye’dir. Babaları Hz.İmâm Muhammed’ül Cevâd’ın, Hak’ka vuslat ettiklerinde 7 yaşlarında idi.

Hz.İmâm’ın künyeleri “Ebül-Hasan”dır; “Ebül-Hasan-ı Sâlis” diye anılırlardı. Lâkapları “Nâsıh, Fettâh, Tayyib, Murtaza, Âlim, Fakıyh, Emin, Mü’temen, Necip, Mütevekkil, Askeri, Hâdi” ve “Nakî”dir. Hz.İmâm Aliyy’ün Nakî’nin, soyları, Hz.İmâm Hasan’ül Askerî’den yürümüştür.

Haziran 4, 2009

Yorumsuz

İmam Hasan'ül Askeri

Hz.İmâm Hasan’ül Askerî, Hicret’in 232. yılında Rebîülahir ayının 8. gününde Medine-i Münevvere’de dünyaya gelmişlerdir. Babaları Hz.İmâm Aliyy’ün Nakî’il Hâdi, anneleri Hadis’tir. Hz.İmâm Hasan’ül Askerî, babaları Hz.İmâm Aliyy’ün Nakî’nin Hak’ka kavuştuklarında 23 yaşlarında idi. Künyeleri; “Ebû Muhammed”, lâkapları; “Hâdi, Rafıyk, Zekiyy, Takıyy, Hâlis” ve “Askerî”dir.

Babalarıyla Sâmırâ’da, Asker mahallesinde oturdukları için ikisine de “Askeriyyen” denmişti. Hz.İmâm Hasan’ül Askerî’nin bir tek oğulları Hz.İmâm Muhammed Mehdî’den başka evlâtları olmamıştır.

Hz.İmâm Hasan’ül Askerî’nin büyük kardeşleri Muhammed, Hicri 254. yılında vefât ettiler. Hz.İmâm Aliyy’ün Nakî’ye uyanların çoğu Hz.İmâm Aliyy’ün Nakî’den sonra büyük oğlu Muhammed’in imâm olacağını sanmışlardı. Hz.İmâm Aliyy’ün Nakî’nin büyük oğlu Muhammed’in vefâtında, Ali ve Abbas oğulları, Kureyş boyuna mensub olanlar, halk ve hükümet ricâli başsağlığı dilemek için Hz.İmâm Aliyy’ün Nakî’nin evlerine gitmişlerdi. Yalnız Hâşimiler yüzelli kişiyi buluyordu.

Bu sırada Hz.İmâm Hasan’ül Askerî, yenleri yakaları yırtılmış bir halde babaları Hz.İmâm Aliyy’ün Nakî’nin huzûruna geldiler. Hz.İmâm Aliyy’ün Nakî’nin kendilerine; “Oğlum” buyurdular; “Allah’a şükret, çünkü senin hakkındaki takdirini izhâr etti.”