Temmuz 6, 2009

Yorumsuz

Muharrem Matemİ Ve Matem Orucu

admin

, , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Kerbela olayı (680) meydana geleli beri, 1327 yıldır tüm Şia-i Ali kolları, özellikle Aleviler, bitmek nedir bilmeyen, acısı dinmeyen bir yası sürdürmektedirler. Bu aynı zamanda inanç ve ibadetin de belirleyici bir öğesi ve ilkesi haline gelmiş. Her yılın Muharrem ayında 12 günden az olmamak üzere, yer yer 15 güne varan bir süre, yas tutulur. Hazret-i Hüseyin başta olmak üzere, Kerbelâ şehitlerine, Oniki İmamlar’a olan bağlılık duyguları daha da canlanır, belirtilen sürenin her anı şehitleri anmakla, onlarla ilgili bilgileri yinelemekle, kitap ve mersiyeler okumakla geçer.
Hazret-i Hüseyin, Kerbela şehitleri ve Oniki İmamlar’ı anmayan Alevi ve Şii şair ve düşünür yok gibidir. Doğrudan Kerbela faciasını konu alan mersiyelerin kimileri Muharremiye diye de adlandırılır. Dünyada, hakkında çeşitli dillerde en çok mersiye (ağıt) yazılan kişi, hiç kuşkusuz ki Hz. Hüseyin’dir. Şiir ve deyiş edebiyatımızın köşe taşlarından birini oluşturan “Düvazde İmam”larda O ve bütün İmamlar veciz bir şekilde anıla gelmiş ve Cem Ayını’nın vazgeçilmez kesitlerinden biri durumuna gelmiştir. Cem, Kerbela’da Ehl-i Beyt mazlumlarına yaşatılan susuzluğu, açlık ve eziyetleri, inanç ve doğruluk konusunda gösterilen kararlılığı ifade eden çeşitli motiflerle donatılmış, bu nedenle akıtılacak olan gözyaşları işlenecek sevabın kaynağı olarak kabul edilmiştir.

Hz. Hüseyin, askeri anlamda, Kerbela’da yenilmiş; ancak sergilediği tutum ve kararlılık, Emevi baskı ve hileleri sonucu sönmeye yüz tutan Hak-Muhammed-Ali yolunun şahlanışı bakımından da tarihte eşine az rastlanan bir büyük zaferin öncüsü, önderi ve kahramanı olmuştur. Bu sadece Aleviler için değil, başka mazlumlar için de ciddi bir örnek oluşturmuş, ezilenlerin cesaret ve iman kaynağı olmuştur.

Haziran 6, 2009

Yorumsuz

Hz.Hüseyin'in Şehadeti ve Aşura Günü

BUGÜN 10 Muharrem 1426… Yaratılmışların en yücesi olan Hazreti Muhammed’in Mekke’den Medine’ye göçüşünden beri 1426 yıl geçti…

Bugün 10 Muharrem… Bugün aşûrâ günü… Bugün, evrenlerin övüncünün sevgili torunu Hüseyin’in, Kerbela’da şehit edildiği gün… 1365 yıl önce bugün…

Ne demişti Yüce Nebi:

Hüseyin doğruluğa ulaştıran bir ışıktır…
Hüseyin kurtuluş gemisidir…
Hüseyin bendendir…
Ben Hüseyin’denim…
Eti etimdir… Kanı kanım…
Kim Hüseyin’i severse…
Allah onu seveni sever…

Haziran 6, 2009

Yorumsuz

İmam Hüseyin ve Kerbela

Hz.İmâm Hüseyin, Hicret’in 4. yılında Şaban ayının 3. gününde Medine-i Münevvere’de dünyaya gelmişlerdir. Hz.İmâm-ı Ali ile Hz.Fâtıma’tüz-Zehrâ’nın ikinci oğullarıdır.

Hz.İmâm Hüseyin’in künyeleri; “Ebû Abdullah”, lâkapları; “Sıbt, Şehit, Tâbi’li emr’illah (Allah’ın emrine uyan), Zeki ve Mübârek” tir. Hz.İmâm’ın 5 erkek, 3 kız olmak üzere 8 evlâtları olmuştur. Erkek evlâdının üçünün adı Ali’dir; içlerinden sadece Ali Zeynel Âbidin kendilerinden sonra hayatta kalmış ve soyları Hz.İmâm Zeynel Âbidin Âli’den yürümüştür. Ali Ekber ile süt emer bir çağda bulunan Ali Asgar ise Kerbelâ’da şehit olmuşlardır.

Hz.Peygamber bir hadîslerinde; “Hüseyin bendendir, ben Hüseyin’denim; Hüseyin’i seveni Allah sever” buyurmuşlardır. Bu sözü söyleyenin kendi dileğine uyup söz söylemediği, sözünün vahye uygun olduğu Kurân-ı Kerîm’de; “(3) O, arzusuna göre söz söylemez. (4) O’nun sözü kendisine vahiy olunan bir vahiyden başka bir şey değildir” (Necm 3-4. âyetler) âyetleri ile bildirilen ve yine; “Elbette Rabbin sana ihsân edecek, sen de hoşnut olacaksın” (Duhâ 5.âyet) âyeti ile müjdelenen iki cihân serveri, Peygamberlerin sonuncusu ve adı Allah adından sonra anılan, âlemlere rahmet olarak gönderilen Hz.Muhammed’dir.

Hz.Resûl-ü Ekrem’in, Hz.Fâtıma’nın evlerinin önünden geçerlerken, Hz.İmâm Hüseyin’in ağladıklarını duyup, Hz.Fâtıma’ya; “Bilmez misin ki onun ağlayışı beni incitir” buyurdukları da bildirilmektedir.

Hz.Resûlullah yine bir hadîslerinde;
“Hasan ve Hüseyin, cennet gençlerinin iki ulusudur” demiş; “Babalarının, onlardan da hayırlı” olduğunu buyurmuş ve onların; “Arşın iki küpesi” mesâbesinde olduklarını söylemiştir. Hz.Muhammed’in, bu iki göz nûru hakkındaki hadîslerini yazmaya kalksak ayrı ve büyük bir kitap olur.