<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Hz Ali &#187; osmanlı imparatorluğu</title>
	<atom:link href="http://www.hzali.net/tag/osmanli-imparatorlugu/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.hzali.net</link>
	<description>HzAli Hz Ali Hazreti Ali Hz. Ali</description>
	<lastBuildDate>Sun, 14 Feb 2010 10:34:23 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.0</generator>
		<item>
		<title>Osmanlıların Alevilerle İlgili Fermanları</title>
		<link>http://www.hzali.net/alevi-katliamlari/osmanlilarin-alevilerle-ilgili-fermanlari.html</link>
		<comments>http://www.hzali.net/alevi-katliamlari/osmanlilarin-alevilerle-ilgili-fermanlari.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 05 Jul 2009 21:46:50 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Alevi Katliamları]]></category>
		<category><![CDATA[Alevilik]]></category>
		<category><![CDATA[alevi fermanları]]></category>
		<category><![CDATA[alevi katliyamları fermanları]]></category>
		<category><![CDATA[aleviler]]></category>
		<category><![CDATA[muhsin yazıcıoğlu alevi katliamı]]></category>
		<category><![CDATA[muhsin yazıcıoğlu alevi katliamı video]]></category>
		<category><![CDATA[osmanlı imparatorluğu]]></category>
		<category><![CDATA[osmanlının alevi fermanları]]></category>
		<category><![CDATA[PADISAH FERMANLARI ILE ALEVI KATLIAMI]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hzali.net/?p=114</guid>
		<description><![CDATA[1. Selim (yavuz) 1514 Yılındaki Büyük Kıyımından sonra Denilebilirki Aleviler hiç bir Padişah Döneminde Rahat ve huzur Bulamadılar. Devletten Gelen Baskılardan cesaret Alan Diğer medrese, cami, müftü, hoca ve benzeri kesimde aynı şekilde haraketle aslı astarı olmayan dedikodu ve iftiralar ile geniş halk kesimini kışkırtılar. Selçuklu döneminden günümüze her kesimdeki biz Aleviler Tarih sayfalarının her [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>1. Selim (yavuz) 1514 Yılındaki Büyük Kıyımından sonra Denilebilirki Aleviler hiç bir Padişah Döneminde Rahat ve huzur Bulamadılar.</p>
<p>Devletten Gelen Baskılardan cesaret Alan Diğer medrese, cami, müftü, hoca ve benzeri kesimde aynı şekilde haraketle aslı astarı olmayan dedikodu ve iftiralar ile geniş halk kesimini kışkırtılar.</p>
<p>Selçuklu döneminden günümüze her kesimdeki biz Aleviler Tarih sayfalarının her döneminde okumaya, iyiliğe ve güzelliğe, insanca yaşamaya ve insana saygı göstermeye özen göstermişlerdir. Biz Alevilerin Düşüncesinde Asla Yobazlık ve hurafe yer almamıştır. Çağdaş ve hümanist bir yaşam bizlerinin sembolü olmuştur.Tek amaçımız insanca yaşamak ve insanca düzen kurmak. Ama Nedense hep ezilende bizler olmuştur.</p>
<p>Selçuklu döneminde Baba İshakIn Önderliğindeki Babai Ayaklanması, Osmanlı döneminde Simavna Kadısı Şeyh Bedrettin, Şah Kulu, Niksar&#8217;da Nur Ali, Bozok&#8217;ta Baba Zennun, Orta Anadolu&#8217;da Kalender Çelebi, Sivas Yöresinde Pir Sultan, Değişik zamanlarda Celali Ayaklanmaları Alevi Toplumunun Haksızlıklara karşı Tahammülsüzlüğünü Göstermektedir.</p>
<p><span id="more-114"></span></p>
<p>Biz Alevi Toplumu Yaşantımızın her evresinde Gerek Aile içinde gerekse dergahlarımızda Cem ve cemaatlerimizde Eline, Beline, Diline sahip olmak İlkelerini kuşaktan kuşağa aktarmışız. İnsanı Kamil Olmak, her Alevi&#8217;nin vazgeçilmez amacıdır.Hoşgörülük, sevecenlik, barış, adalet, hak, hukuk, saz, söz, edebiyat, sanat ve sözün kısası İnsanın dünyasını süsleyen tüm güzel şeyler ve erdemler her Alevi&#8217;nin varlığını, kişiliğini oluşturan temel taşlardır. İran ve Arap dünyasının Şiiliğinden çok farklı olan Anadolu Aleviliği Kendine has bir dünyası vardır.</p>
<p>Yazar Ahmet Refik&#8217;in derleyerek kitap haline getirdiği &#8220;Osmanlı döneminde Rafizilik ve Bektaşilik&#8221; adlı yapıtında Anadolu Aleviler&#8217;i hakkındaki fermanlar incelendiğinde baskıların ne kadar yoğun olduğu açık bir şekilde görülecektedir.</p>
<p>FERMANLAR:</p>
<p>1: FERMAN : (Bozok&#8217;ta cuma Namazı kılmak ve hutbe dinlemeyenlerin cezalandırılması hakkında)</p>
<p>&#8220;Bozok beyine Emrimdir.</p>
<p>Hüseyinabad kazasında üç dört cami varken, yalnızca haftada bir olan cuma hutbesini dinlemek ve cuma namazını kılmamak için mevcut camilerden birine gitmeyen Bozdağan sipahisi Hüseyin ile Kaya Büken ve Yol Kulu Yakup ve Hızır Şah tarafından bazılarının Rafizi oldukları gerçek ise bunların ve taraftarlarının derhal yakalanarak hapsedilmeleri ve gereken cezanın verilmesi ferman olunmuştur.&#8221; Osmanlı Padişahı 2. Selim</p>
<p>2. FERMAN : (Amasya ve Merzifon&#8217;daki Kızılbaşların cezalandırılması hakkında)</p>
<p>Amasya ve Merzifon Kadılarına,</p>
<p>Makamlarınızdan bizlere gönderilen mektuplara göre bölgelerinizde ikamet eden Vahap Dede ile Mehmet ve Veli adlarındaki kişilerin Kızılbaş oldukları, bunların bölgelerindeki halkı etkiledikleri, onların lideri oldukları, kendilerine bağlı halk grupları ile Cem ve Cemaat yaptıkları bildirilmektedir. Yaptıkları gerçel ise muhakeme edilerek cezalandırılmaları Ferman Olunmuştur. Osmanlı Padişahı 2. Selim.</p>
<p>3. FERMAN : (Kastamonu &#8211; Küre ve Taşkö<acronym title="Page Ranking">pr</acronym>ü Kadılarına)</p>
<p>Taşkö<acronym title="Page Ranking">pr</acronym>ü ilçesine bağlı Hamit Yugi halkı tarafından &#8220;Yüce İlyas Dergahı&#8221;na yakınlık duyan Hacı Yölük &#8211; Kırcı Kaya ve Kızılca Viran köylerinde Kızılbaş olan kimselerin bu dergaha giderek ilişkiler kudukları Recep adındaki Kızılbaş ile birlikte gece bir eve giderek Cem Cemaat yaptıkları, saz ve çalgı çaldıkları birlikte eğlendikleri eğlence sonunda &#8211; mum söndürüp birbirlerinin avratları ile ilişki kurdukları bildirilmektedir.</p>
<p>Gerekli İncelemeler yapılarak ilgililerin tutklanıp hapsedilmeleri ferman olunmuştur. 1571 Osmanlı Padişahı Selim 3.</p>
<p>4. FERMAN : (Rafiziliğe ait kitapların toplatılması hakkında)</p>
<p>Çorum beyine ve Ortapare Kadılarına,</p>
<p>Daha önce belirtildiği gibi Casus Kara Yakup tarafından verilen dilekçeye göre Ortapare kazsında Rafizi olarak bilinen Fakih Veli namındaki Kızılbaş&#8217;ın 34 cilt Rafizi kitaplarını getirttiği, bunları sakladığı veya bir kısmını gizlice Fakih Selim aracılığı ile Yunus ve Gülabi&#8217;ye vererek halka dağıttığı bildirilmektedir. Adı geçen kişilerin derhal yakalattırılarakgerekli koğuşturmanın yaptırılması ve sözkonusu kitapların toplattırılarak imha edilneleri fermanım olmuştur. 1576 3. Murat.</p>
<p>5. FERMAN : (Amasya&#8217;daki Kızılbaşlar&#8217;ın Cezalandırılması hakkında)</p>
<p>&#8220;Amasya Kadısına ve Amasya Beyine,</p>
<p>Çorum &#8211; Zile &#8211; Turhal &#8211; Osmancık &#8211; Artukabad &#8211; Hüseyinabad &#8211; Güleş &#8211; Ortapare &#8211; İnepazarı &#8211; Mecitözü &#8211; Katar &#8211; Karahisar &#8211; Demurlu ve Havsa kadılarına, Yukarda adları belirtilen kazalarda ve bu kazalara bağlı köylerde bazı dinden sapmış Kızılbaş topluluğunun kimi gecelerde toplanarak Cem yaptıkları, bu cemler arasında Sünni Müslümanlar İçin Yezit geldi diyerek hakarette bulundukları, ayrıca geceleri gizlice yaptıkları bu toplantılarda avratlarını ve kızlarını meclise getirip birbirlerinin avratlarına ve kızlarına tasarruf idüp işret yaptıkları, salat (namaz) ve sevm (oruç) bilmedikleri, çocuklarına Ebubekir &#8211; Ömer &#8211; Osman isimleri takmadıkları, içlerinde olan bazı kişilere &#8220;Celal Halife&#8221;, &#8220;Resul Halife&#8221; gibi lakaplar takarak sözde din uğruna Cem ve Cemaat yaptıkları Bildirilmektedir.</p>
<p>Yukarda Zikredilen kaza ve köylerde Şeriata aykırı ve Haşa Çar yarı güzin Şer&#8217;i muhalif (Halifelerin Şeriatına Aykırı) ibadet ettikleri gerçek ise Listelerinin yapılarak bildirilmesini sicilleri çıkarılanların muhkem (sağlam) bir şekilde hapsedilmelerini ve bizden gelecek talimata göre hareket etmeniz emrolunmuştur. Ama Bu bahane ile masum Sunni halka dokunulmaması ve kendi hallerine burakılarak zulüm edilmemesi gerekmektedir. (Bu ferman merkum adı geçen çavuşun biraderi Hasan&#8217;a verildi. 1583 3. Murat.</p>
<p>Yorum Sizlerin Canlar, Ben sadece Örnekler verdim, Daha çok fermanlar var.</p>
<p>Kaynaklar;</p>
<p>Osmanlı devrinde Rafizilik ve Bektaşilik (Ahmet Refik)</p>
<p>Alevi Bektaşi Tarihi (Burhan Kocadağ)</p>
<p><!-- google_ad_section_end --><!-- / message --><!-- sig --></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hzali.net/alevi-katliamlari/osmanlilarin-alevilerle-ilgili-fermanlari.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Osmanlıya Göre Kızılbaş</title>
		<link>http://www.hzali.net/alevilik/osmanliya-gore-kizilbas.html</link>
		<comments>http://www.hzali.net/alevilik/osmanliya-gore-kizilbas.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 03 Jul 2009 22:54:22 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Alevilik]]></category>
		<category><![CDATA[kızılbaş]]></category>
		<category><![CDATA[osmanlı imparatorluğu]]></category>
		<category><![CDATA[safevi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.hzali.net/?p=105</guid>
		<description><![CDATA[ Uhud harbi sırasında Hayberin fethinde ve daha sonraları da dahil olmak üzere KIZILBAŞ sözünün doğumuyla ilgili birçok rivayet bulunmaktadır. Osmanlı BAŞLARDA Türk-Türkmen kitleyi KIZILBAŞ olarak belirliyor. Bu kelime Safevilerin etkisinin görülmeye başlanmasından sonra ise Erdebile bağlı olanları ifade için kullanılmaya başlanıyor. Yani nihai aşamada Kızılbaş kelimesi Erdebile yönelmiş olan Türk-Türkmen kitleleri anlatıyor, Erdebil bağı yada [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p> Uhud harbi sırasında Hayberin fethinde ve daha sonraları da dahil olmak üzere KIZILBAŞ sözünün doğumuyla ilgili birçok rivayet bulunmaktadır. Osmanlı BAŞLARDA Türk-Türkmen kitleyi KIZILBAŞ olarak belirliyor. Bu kelime Safevilerin etkisinin görülmeye başlanmasından sonra ise Erdebile bağlı olanları ifade için kullanılmaya başlanıyor. Yani nihai aşamada Kızılbaş kelimesi Erdebile yönelmiş olan Türk-Türkmen kitleleri anlatıyor, Erdebil bağı yada ilişkisi olan kürtlerde bu gruba dahil ediliyor, yani belirleyici unsur ERDEBİL İLİŞKİSİ oluyor, kabul ediliyor. Osmanlının gözönünde kızılbaşlık olayı ERDEBİL ile ilgili bir olay olarak Anadolu tarihindeki yerini alıyor&#8230;</p>
<p>    Şah İsmail’in atalarından olan Şeyh Cüneyd ve Şeyh Haydar ordularını diğer ordulardan ayırmak içir KIRMIZI RENGİN kutsallığından da yola çıkarak kızıl başlıklar yada külahlar giydirmişlerdir.</p>
<p>    Erdebil taraftarıda kendilerini ayırd etmek için yapılan bu eyleme sahip çıkmışlar ve üstelik KIZILBAŞ sözünü de kullanmışlardır. Dolayısıyla Erdebil Şeyhlerinin Anadoluya girip çıkmaları Anadolu içlerinde savaşmaları sonucunda Anadolunun yerli halkları ve Anadolu beylikleride onları KIZILBAŞ namı ile tanımışlardır.</p>
<p><span id="more-105"></span> Anadolu da Erdebil sempatizanı olan halkta bu olayı benimsemiş ve aynı deyimi kendilerini ifade etmek için sık sık kullanmışlardır. Hatta bu olay Pir Sultan’ın bir dörtlüğünde oldukça açık olarak anlatılmaktadır:</p>
<p>GİDİ YEZİD BİZE KIZILBAŞ DEMİŞ,</p>
<p>BAHÇEDE AÇAN GÜLDE KIRMIZI,</p>
<p>İNCİNME EY GÖNÜL NE DERLERSE DESİNLER</p>
<p>KUR’AN-I DERCEDEN DİL DE KIRMIZI,</p>
<p>    Temel olarak Alevilik’le aynı anlama gelen ve hiçbir farkı bulunmayan kızılbaş kelimesi Osmanlının gözünde ONİKİ İMAM yolunda çalışanları ifade eden, yada onlar için kullanılan kelime olarak siyasi bir içerik kazanmıştır. Bundan sonra da Alevileri kötülemek için sık sık kullanılır hale gelmiştir.</p>
<p>    Bu durumu meşrulaştırmak isteyen ve dinini dünyasına satan din adamlarıda “KIZLBAŞIN KATLİ VACİPTİR.” Diyerek siyasi otoritenin isteğine uymuşlardır.</p>
<p>    SONUÇ OLARAK;</p>
<p>    OSMANLI, KIZILBAŞ KELİMESİYLE ONİKİ İMAM YOLUNU YAYMAYA ÇALIŞANLARI İFADE ETMİŞTİR. SAFEVİ İLE OLAN İLİŞKİYİ KIZILBAŞ KELİMESİYLE İFADE ETMİŞTİR.</p>
<p>    ÖZ İTİBARİYLE VE PRATİK OLARAKTA ALEVİLİK VE KIZILBAŞLIK AYNI ANLAMA GELMEKTEDİR. KIZILBAŞLIĞI, ONİKİ İMAM KAYNAKLARININ BULUNDUĞU YÖN’Ü GÖSTEREN İFADE OLARAK DA ANLAMAK GEREKİYOR. HER ALEVİ KIZILBAŞTIR, HER KIZILBAŞTA ALEVİDİR.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.hzali.net/alevilik/osmanliya-gore-kizilbas.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
